Pandemide Ortaya Çıkan Yetenekler

Pandemi sürecinde eve kapanma uzun zamandır ertelediğimiz şeyleri gerçekleştirmek için bir fırsat oldu. Kimi bu günleri kitap okuyup, film seyrederek geçirdi; kimi mutfaktan çıkmadı; kimi yeni hobiler edindi. Kendi emeğini keşfeden, evde farklı hobiler geliştiren insanlarla konuştuk. Hepsi içinden çıkan “sanatçı” karşısında şaşkın. 

2020 yılından itibaren hayatımıza giren korona pandemisinin pek çok etkisi oldu, ancak bunlardan belki de en olumlusu “kendini keşfetme” fırsatı verdi. Yoğun bir hayatın içinde çoğu zaman durup dinlenemeyen pek çok insan, uzun zaman sonra evde vakit geçirmeye başladı, yeni hobiler edindi.

Dünyada Do It Yourself (Kendin yap) ismiyle bilinen ve marangozluktan aşçılığa, dikiş dikmekten çiçek yetiştirmeye pek çok alanda görülen akım, Türkiye’de de insanları etkiledi. Evde geçirdikleri vakitlerde keşfetme fırsatı buldular. Bu süre zarfında yeni hobiler edinenlerle konuştuk. 

Mahallenin batikçisi oldum

Zeynep Kıran 45 yaşında matematik öğretmeni. Pandemi sürecinde evden çalışmış, bir süre sonra bunalmaya başlamış: 

“Bir gün kızım bana internette bir video gösterdi. Bir tişört boyuyor bir çocuk. Baktım baktım, ‘Kızım’ dedim, ‘bu bildiğimiz batik’. O kadar şaşırdı ki, çok ısrar etti. Önce evdeki atletlerle, sonra bez çantalarla başladık batik yapmaya. Üniversite yıllarımızda çok modaydı ve ben de annemle kendime bir sürü tişört yapmıştım. Sonrasında unuttum. Kızıma yaptığım tişörtler o kadar beğenildi ki, kısa sürede bir sürü arkadaşına daha yaptık.”

Kıran’a kumaş boyamak çok iyi gelmiş:

“Sonrasında kumaş boyama meselesine de merak sardım. Çok incelikli özel bir iş. Resmen kafamı temizledim çalışırken. Hem benim psikolojimi düzeltti, hem kızımın kahramanı oldum.”

Artizan ekmek benim işim

Emre Güner yazılım mühendisi, 47 yaşında. Pandeminin ilk başladığı zamanlardaki ekmek yapma modasının rüzgarına kapılmış ama çok insan gibi bunu geçici bir heves olarak görmemiş, ustalaşmış:

“Yurtdışından kitaplar getirdim. Malzemeleri tanıdım. Ekşi mayalı ekmek nasıl yapılır, bu konu üzerine günlerce uğraştım. Ekşi maya bayağı emek isteyen bir süreç. Bakması, beslemesi, kıvamını tutturması ince ince işçilik istiyor. Kimi günler gözümden uyku akarken hamuru katlamak için bekledim. Şekillendirici sepet, hamur jileti, fırın taşı, stand mikser… Bir sürü malzeme aldım. Sonuçta yaptığım ekmekler eşe dosta da yaradı. Ancak ekşi maya biraz yordu beni.”

Güner halen ekmek yapıyor ancak artık biraz daha spesifik şeyler için kendini yorduğunu söylüyor:

“Glutensiz ekmek denemelerim var. İyi bir pizza tutturmaya çalışıyorum. Cevizli ekmek zaten bir klasik ama safranlı, incirli ekmekler de deniyorum. Kendi çapımda artizan bir insan oldum.” 

Marangozluğa geri döndüm

Gençliğinde marangozken, sonrasında bambaşka bir alana, akademiye yönelen Tahir Bey, evde oturduğu süre boyunca ne zamandır istediği işleri yapmış: 

“Biraz unutmuşum. Ancak marangozluk da bisiklete binmek gibi, başlayınca gerisi geldi. Mutfağa açılır kapanır masa, sandıklı bir tabure, oğlumun odasına kütüphane yaptım. Kızım ne zamandır oyuncak bir ev istiyordu, onu da ahşaptan yaptım. Hayali bu değildi ama bunu görünce daha çok sevindi. Ben de ne zamandır unuttuğum bir el becerimi hayata döndürdüm. Bu kadar uzun süre ara vermiş olduğum için de üzüldüm.”

 

Evinde çalışmak için küçük bir alan ayıran Ak, ara ara yine bir şeyler yapmak istediğini ekliyor.

Hobimin ismini söyleyemesem de ustalaştım 

Amigurumi olarak bilinen tığla bebek örme hobisini geliştiren 58 yaşındaki Türkan Gül, “İsmini söyleyemesem de hobimi çok seviyorum” diyor. 

Japonya’dan dünyaya yayılan amigurumi oldukça teknik isteyen bir hobi. Kendilerine ait bir lokanta işleten Türkan Hanım, pandemi sürecinde lokantası kapanınca bu işe yönelmiş:

“İlk aylarda dükkanı açmayınca, her günkü koşturmam bitti, boşluğa düştüm. Eskiden beri dantel işim iyidir ama dantel yapmaktan da çok sıkılmıştım. İnternette video izleye izleye bu konuda uzman oldum. Hatta bir kısmını satmaya başladım. Bu öyle bir iş ki, bir kişiye hediye ettim, iki kişiye hediye ettim. Bir süre sonra o kadar uğraştığınız bir şeyi hediye etmek de üzücü oluyor. Zaten isteyenler de hep para teklif ediyordu. Yakınlarıma yine hediye ediyorum ama bazılarını artık satıyorum da.”

Gül’ün torununa yaptığı hayvanat bahçesi en çok elini oyalayan ve en zevk aldığı iş olmuş. 

Şaka maka dikiş öğrendim

Uzun yıllardır dikiş dikmek isteyen ancak bir türlü fırsat bulamayan 47 Ayşe Kapı nihayet bu iş için pandemi günlerini fırsat bilmiş:

“Dikiş makinesini alalı 12 yıl oluyor ama hiç doğru düzgün öğrenememiştim. Önce biraz video izledim, videolar kafamı karıştırdı. Sonrasında dikiş dikmeyi bilen bir komşumuzun sayesinde giderek daha fazla şey öğrendim. Ondan öğrendiklerimi temel yapınca, video izlemek de daha anlaşılır oldu. Sonra bir baktım, kalıp çıkartıyorum, model çıkartıyorum. Kendime yetecek kadar ilerledim.”

Pandemi sonrasında ders alarak bilgisini pekiştirmek isteyen Kapı, bu konuda çalışmaktan çok mutlu:

“Çok basit bir şey arıyorsun, bulamıyorsun. Şimdi istediğim şeyi ama iyi ama kötü dikiyorum. Bu bile bana çok iyi geldi. ‘Bu yaştan sonra öğrenemezsin’ diyenlere çok kızıyorum.”