Aşı Sonrası Hayatlarını 65 Yaş Üstüne Sorduk

65 yaş üzeri insanlar, bir senedir kısıtlamalar nedeniyle sosyalleşemiyor, sokağa sınırlı sürede çıkabiliyordu. Aşının 65 yaş üzerinde yaygınlaşmasıyla beraber, 1 yıl sonra ilk kez rahat rahat sokağa çıkabilen insanlara ne yaşadıklarını sorduk. Ortak cevap “Özgürlük”.

“İlk gün o kadar çok yürümüşüm ki, bacaklarım şişti. Evde iki gün dinlenmek zorunda kaldım. Oysa geçen sene bu zamanlar bana mısın demezdi.”

Nebahat Hanım 67 yaşında. PTT’den emekli. Hayatında en çok sevdiği şeylerin başında yürümek ve pazar gezmek geliyormuş. Bu bir senedir bu iki sevdiği şeyden mahrum olmanın acısını yaşıyor. 

“Evin alışverişini ben yapardım. Eşim Mesut 70 yaşında ama oldum olası pazar, çarşı sevmez. Bu süreçte ikimizde evde kalmanın sıkıntısını yaşadık. Alışverişimizi çoğunlukla kızım yaptı, biz interneti kullanmayı da bu süreçte arttırdık. Aşı sırası gelince ikimiz de sevinerek gittik. Aşımızı olduktan sonra özgürleşmişim gibi hissettim. Bir senedir ilk kez hesap vermeden otobüse bindim, yürüdüm, çarşıya çıktım.”

Nebahat Hanım Ankara’da oturuyor. Bulunduğu bölgede denetimlerin yoğun olduğunu anlatıyor:

“Bizim oturduğumuz bölgede vakalar hızla artınca, sokağa çıkma yasaklarına da ayrıca özen gösterildi. Bu da bizi zorladı. Buna karşın aşı olur olmaz çıktım gezdim. Yürümek kadar özlediğim bir şey yokmuş gerçekten. Marketteki kasiyerleri bile özlemişim.”

Yeniden gençleştim

71 yaşındaki Kamil Beyi en çok zorlayan sosyalleşme olmuş. Daha öncesinde meslek birliğine sıkça gittiğini, işiyle ilgili toplantılara danışman sıfatıyla katıldığını anlatarak, bir yılda zihinsel olarak zorlandığını söylüyor:

“Aktif olarak mimarlık yapmasam da, danışmanlık yapıyordum. Meslek birliğimizle mesaim sürüyordu. Pandemi başında bu faaliyetler kesintiye uğradı. Benim için de hızlandırılmış bir bilgisayar süreci oldu. Zaten biliyordum, iyice geliştirdim. Daha çok okumaya vakit ayırabildim ama günlük rutinlerimden kopmak beni geriletti.”

Aşının birinci dozunu olmuş, ikinci dozu bekliyor:

“Sokağa yeniden rahatça çıkabileceğimi bilmek beni adeta gençleştirdi. Artık toplantılarımızı online yapıyoruz ama arkadaşlarla buluşup bir sahil kenarında oturduk. Üniversite yıllarıma dönmüş gibi hissettim.”

Torunlarımı gördüm

Saadet Hanım, 66 yaşında. Yeni doğan torununu sıkça göremediği için bu süreçte çok sıkılmış. İlk işi kızının yanına Bursa’ya gitmek olmuş:

“İkinci aşının üzerinden biraz zaman geçince ilk işim kızımın yanına gitmek oldu. Daha önce onlar da geriliyordu, ben de. Yine gergindim, çift maske taktım, sürekli ellerimi yıkadım ama yine de seyahat edebilmek bile çok mutlu etti. Bir senedir ne kadar sıkıldığımı düşünmemeye çalışıyorum ama o kadar çok sıkılmışım ki. Sürekli diken üzerinde yaşıyordum. Yasakların çok adaletsiz uygulandığını düşünüyorum. Yaşlılar izole edildi.”Ayrımcılık neymiş, öğrendim

72 yaşındaki Fuat Bey Artvin’de yaşıyor. Aşı için sıra bekliyor. Bulunduğu yerde müstakil bir bahçesi olduğu için çok sıkıntı yaşamasa da, şehre indiği zamanlarda karşılaştığı muameleden rahatsız olmuş:

“İki kere hastane için gitmem gerekti. Gençlerden biri ‘Yaşlılar hiç dikkat etmiyor’ diye söyleniyordu. Neye daha ne kadar dikkat edeceğiz? Sonuçta yasak var, evde oturuyorsun, hastalanınca hastaneye de gitmeyelim mi? Hep gazetelerde, televizyonlarda duyuyoruz ayrımcılık ayrımcılık. Ne olduğunu ben de 70’imden sonra öğrendim. Karşındakinin halinden anlamamaya ayrımcılık diyorlarmış.”