Artık Dışarı Çıkmak İstiyoruz

Dünya koronavirüs salgınıyla tanışıp, bu salgına karşı önlemler almaya başlayalı 1 yılı geçti. Koronavirüs her ülkede farklı etkiler gösterirken, Türkiye’de salgınla beraber başlayan yasaklardan en çok etkilenen kesim, 65 yaş üzeri insanlar oldu. Evden çıkma yasaklarıyla beraber giderek zorlaşan hayatlarını yine onlara sorduk.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, sokağa çıkma yasağından etkilenen 65 yaş üzerindeki toplam nüfus yaklaşık 7,6  milyon kişi. Yasakların yürürlüğe girmesi, birinci senesini doldururken, sosyal hayatı sınırlanan, seyahat haklarından mahrum kalan 65 yaş üzerindeki insanlar, bu konudaki itirazlarını çeşitli vesilelerle dile getirdi.

Onlardan biri, şair-yazar Ataol Behramoğlu. Bu kararın yürürlükten kalkması için suç duyurusunda bulunan Behramoğlu, yaptığı basın açıklamasında şöyle demişti: 

“Bir grup insanın bu keyfi uygulamayla yaşam haklarını sınırlamak haksızlıktır. Üstü örtülü olarak da olsa, ‘zaten şunun şurasında ne kadar ömrünüz var, dışarıda ne yapacaksınız, oturun oturduğunuz yerde’ demektir. Evde oturma döneminde bu yaş gruplarından insanlar arasında kovid’den ölümlerde eksilme olmadığı gibi normal ölümlerinde artış olduğundan kuşku duymuyorum. Bu yaş gruplarından insanları, lütfedilip izin verilen saatlerde topluca gördüğümde, yalıtılmış, toplum dışına atılmış görünümleri beni üzüyor.”

İl bazında yasakların gevşetilmesi konuşulurken, bir yıl boyunca yasaklardan etkilenenlerle konuştuk. Herkes, bu bir yıllık sürecin yıpratıcı olduğunda hemfikir.

Emekliliğe karar verdim

İsmini vermek istemeyen 66 yaşındaki M.B. pandemi öncesine kadar aktif hayatına devam eden bir doktor. Pandemi öncesinde emekli olmakla ilgili bir hayali yokken, pandemi sonrası bu kararını gözden geçirmiş:

“Şimdi emekli olmayı bekliyorum ancak 1 sene önce ‘Ne zaman emekli olacaksın’ diye sorsalar, ‘Ölene kadar çalışırım herhalde’ derdim. Fakat bu süreçte canımı sıkan o kadar çok şey oldu ki, artık sakin bir hayat sürmem gerektiğine karar verdim.”

Sürecin ilk günlerinde yasak konusunda kafaların karışık olmasının çok yıpratıcı olduğunu söylüyor:

“İlk dönemde kimse nasıl bir uygulama yapacağını bilmiyordu. Bir gün arabayla giderken, polis tarafından durduruldum ve uyarıldım. Onlar ceza yazmaya hazırlanırken, bu kez ben çalışma iznimi gösterdim. Polislerden biri ‘Aaa doktor bey, hiç yaşınızı göstermiyorsunuz’ diye benimle şakalaştı. Kesinlikle iyi niyetliydi ancak benim bu tür şakalara toleransım o kadar düşmüştü ki, ‘66 yaşında olmakla ölüm döşeğinde olmak aynı şey değil’ dedim. Sonra karşılıklı özür diledik. Ben ilk doktor olduğum zamanlarda babam 65 yaşındaydı ve ben onu çok başka hatırlıyorum. Günümüzde insanların sağlık yaşlarıyla biyolojik yaşları arasında bir fark var. Fakat hala tarihlere takıldığımız için, toplum hayatında aktif pek çok insanın geriye gitmesine neden olundu.”

Korona olmadım ama…

Şengül Uğur 67 yaşında emekli. Sokağa çıkma yasaklarının etkisini şöyle özetliyor: “Korona olmadım ama hiç olmadığım başka bir sürü şeyle uğraştım.”

Düzenli yürüyüş yaparken, bulunduğu bölgede sık sık kontrol yapılması nedeniyle, günlük yürüyüşlerine ara vermiş. Aktif hayatının kesintiye uğramasının çok etkisi olduğunu düşünüyor: 

“Bu yasak bizi belki koronadan korudu ama onun dışında sırt ağrıları, fibromiyerji, eklem kireçlenmesi gibi sorunlarla tanıştım. Sık sık panik olmaya başladım, en son doktora gittiğimde anksiyete atakları geçirdiğimi öğrendim. D vitaminim hiç olmadığı kadar düştü. Bünyemde tanımadığım ağrılar başladı. Menapoz döneminde kemiklerimde erime vs. yaşamamıştım. Bu süreçte kemik erimesiyle tanıştım.”

Yasak da korumadı

Salih Bereç, koronavirüse yakalanan 69 yaşında bir emekli. Sokağa çıkma yasaklarına uymasına rağmen, apartmanlarında baş gösteren salgından kurtulamamış:

“Hastalanmanın en kötü yanı, ‘Kendine niye dikkat etmedin’ sorusuyla muhatap olmaktı. Oysa çok dikkatliydim. Hiç maskesiz dışarı çıkmadım. Hatta neredeyse hiç dışarı çıkmadım. Dışarıdan bir şey söylediğimizde mutlaka dezenfekte ederek eve aldık. Buna karşın eklem ağrılarıyla başlayan hastalık belirtileri koku alma duygusunu kaybetmemle ağırlaştı. 1 hafta hastanede kaldım. Hastalık hem ağır hem de acılı geçti. Apartmanda hastalığa yakalanamayan sadece 3 kişi kalmıştı. İnsan kendini hastalandığı için mahcup hissediyor, bu en kötüsü.”

Çalışmaya döneceğim  

Pandemi başında “Evde Kalamıyorsam Sebepleri Var” haberi için konuştuğumuz taksici Osman Bey aşı olmuş. Bu süre zarfında 65 yaşına gelmiş ve artık çalışmaya dönmek niyetinde:

“Yasak başında çalışmayı bırakmıştım ancak evde oturmak beni o kadar geriletti ki, aşı haberleri gelir gelmez resmen yolunu gözledim. Hemen kayıt oldum ve Şubat’ın 16’sında ilk aşımı yaptırdım. Mart ayında ikinci dozu olur olmaz çalışmaya dönmek istiyorum.”

Çalışmaya hazırlansa da kaygılı:

“Bir sene önce yaşımı hiç göstermezdim. Şimdi resmen kendimi çökmüş hissediyorum. Bir de yasak insanlarda bir algı oluşturdu. Tepki görmekten çekiniyorum aslında. Buna karşın evde oturmaya artık dayanamayacağımı da biliyorum. Gücüm yettiği yere kadar çalışacağım.”