Işıltılı Bir İyilik Hikayesi

Yeni yılı yeni umutlar, heyecanla bekliyoruz. Belki büyük sofralar kuramayacağız ama sevdiklerimizde bir film seyretmek, paylaşmak yine iyi gelecek. Muppet Show’un A Christmas Carol’u tam bu ihtiyaca göre bir film. 

Yılın bu zamanları paylaşımın, bir arada olmanın önemini anlatan filmler geçidine şahit oluruz. Özellikle Hollywood cephesinde finalde iyiliğin kazandığı, parçalanmış ailelerin yeniden bir araya geldiği, dostluk ve sevginin öne çıktığı anlatılar öne çıkar. 

Yer yer klişeye düşen bu filmler arasından biri sıyrılıyor; Charles Dickens’ın 1840’lı yıllarda yazdığı artık bir klasik haline A Christmas Carol eserinden uyarlama Muppet Show kadrosunun temsil ettiği The Muppet Christmas Carol filmi.

Dickens’ın eseri, bu günlerin değişmez klasiği. Yazar, iyilik, kötülük ve değişimi İngilitere’nin Victorya dönemindeki sert sınıfsal ayrımını, endüstri devriminin başlangıcında ortaya çıkan banker, tefeci yeni toplumsal “tipler” üzerinden gotik bir atmosferle anlatıyor. Hikayelerin merkezindeyse, Noel düşmanı, taş kalpli, paragöz ve cimri tefeci Ebenezer Scrooge karakterin yaşadığı büyük değişim var. 

Charles Dickens’in romanlarında anlattığı 18. Yüzyıl İngiltere’sindeki sert yoksulluk halleri  A Christmas Carol’un da çıkış noktası. Dickens hikâyesi için gözünü dönemin varlıklı tiplere yöneltiyor. Endüstri devriminin getirisi olarak cepleri hızla dolmaya başlayan, borçlarını ödemeyenlere haciz götürmekten ve iş dışında başka bir şey düşünmeyen bencil bankerler Dickens’ın hedef tahtasında.. 

A Christmas Carol, zaman içerisinde o kadar popüler oldu ki, sayısız kez sinemaya ve tiyatroya uyarlandı. Bu uyarlamaların en güzellerinden biri Brian Henson yönettiği 1992 yapımı The Muppet Christmas Carol filmi. Micheal Caine’in Ebenezer Scrooge karakterini canlandırdığını ve diğer rollerin Muppet Show kadrosunun temsil ettiği film de bir başyapıt.  

Hayaletler, hayat dersi ve Noel ruhu

Brian Henson ve The Muppet Show ekibi, Dickens’ın romanını aslına sadık kalarak ana hikâye örgüsünden sapmadan ama kendilerine has mizahlarıyla anlatmışlar. Bu film aynı zamanda serinin yapımcısı Jim Henson’ın vefatından sonra çekilen ilk Muppet Show filmi olma özelliğini taşıyor. Film boyunca The Muppet Show dünyasından aşina olduğumuz tüm karakterler Victorya dönemi kostümleriyle arzı endam ediyor. İşin en eğlenceli kısmını da o oluşturuyor zaten. 

Hikâyenin anlatıcısı, yazar Charles Dickens’a benzemeyen ama film boyunca bizi Dickens olduğuna inandırmaya çalışan, bizim de “Tamam inandık, inandık sen Dickens’ın” diye yanıt verdiğimiz The Great Ganzo karakteri. Olaylar buz gibi bir kış mevsiminde, yolların buz tuttuğu, evlerin zor ısındığı 1800’lü yıllar Londra’sında Noel öncesinde geçiyor. 

Noel ruhu düşmanı lanet tefeci Scrooge’un paragözlülüğü tüm ahaliye özellikle yardımcısı Kermit’e illallah dedirtmiştir. Scrooge’un muhasebeciliğini yapan Kermit’in oynadığı Bob Cratchit acımasız patronundan Noel tatili iznini bile zar zor alır. Bob Cratchit zorlu ekonomik şartlarda ailesini geçindirmeye, aynı zamanda sakat oğlu Tim’i iyileştirmeye çalışan fedakâr birisidir. 

Zengin tefeci, varlıklıdır varlıklı olmasına ama yapayalnızdır. Etrafındaki herkesi kendisinden uzaklaştırmıştır. Yaşayan tek akrabası yeğeniyle bile sağlıklı bir iletişimi yoktur. Yardıma muhtaçlar için para toplamaya çalışanları kapı dışarı eder. Hapishaneler ve düşkünler yurdu ne için vardır? Her şeyi Scrooge mu düşünecektir? 

Hayaletler işte tam da bu noktada Scrooge’un hayatına musallat olmaya başlarlar. Önce yakın zamanda ölen ortakları, sonra Muppet Show’un unutulmaz huysuz ihtiyarları Dickens öyküsünden zincirlere vurulmuş bir şekilde tefecinin karşısına geçer. Hayatları boyunca çalışmaktan ve para kazanmaktan başka hiçbir iş yapmamışlardır. Hortlak olmuş ortaklardan sonra gelen ilk hayalet geçmiştir. Geçmişin gölgelerini ve olaylarını taşır. Scrooge’u çocukluğuna, ilkokula başladığı döneme götürür. Scrooge geçmişinde yalnızlık, arkadaşlarından dışlanma ve yarım kalmış bir aşk vardır. Yalnız ve âşık kahramanımız hayatının geleceğine yön vermek için öğretmeninden aldığı tavsiyeyle iş insanı olabilmek için Londra’ya doğru yola çıkar. 

İkinci hayalet Noel’dir. Bu hayalet Scrooge’a iyiliği, dostluğu, yardımseverliği gösterir ve Tim’le ilgili olabilecek en kötü gelecekten haber verir. Scrooge, yardımcısının bu halde olduğundan haberdar değildir. Hallerine ve yaptıklarına çok üzülür. Üçüncü hayalet ise Azrail’dir. Scrooge’a gelip geçiciliğini hatırlatır. Pinti tefeci hayatının dersini almıştır. 

Brian Henson’un Muppet Show kadrolu Dickens uyarlamasında görkemli setleri, dönemine göre başarılı görsel efektleri ve Micheal Caine’in usta oyunculuğuyla öne çıkıyor. Scrooge gibi bir karakteri gerçekdışı olmaktan koruyan bir oyunculuk söz konusu. Dickens’ın gotik atmosferli yer yer korku öğelerin ağır bastığı romanını, Muppet Show’un kendine has mizahi öğeleri ve yeni yıl ruhuna uygun parçalar eşliğinde izliyoruz. Sözün özü, The Muppet Christmas Carol filmi şu dönemde izlenebilecek en iyi filmlerden bir tanesi. 

Eduardo Galeano “Hayırseverlik dikeydir, aşağılar. Dayanışma yataydır, yardım eder.” demişti. Dolayısıyla başta sağlık, eğitim ve eşit yaşam için yeni bir yaşam tahayyülü düşünmeliyiz. Ama en çok da Dickens’ın romanındaki dayanışma ruhuna, Muppet Show’un neşesine ihtiyacımız var sanırım şu günlerde.