Beni Yaşımla Yargılama

Yaşa ilişkin yargılar, farkında olmasak da hayatımıza yayılmış durumda. “Gençsin, yaşlısın, yeterince genç değilsin, henüz yaşın gelmedi” derken, bir ömür boyu karşılaştığımız sözler, bazen kırıcı oluyor, bazen küstürüyor . En önemlisi, kalıpların kimi zaman ayrımcılığa varması. Farklı yaş gruplarına sorduk, nelere kızdıklarını derledik. Konuştuklarımızın çoğu, yaşıyla yargılanmaktan rahatsız. 

Ayrımcılığı çoğu zaman farkına varmadan yapıyoruz. Bir kelime, bir cümle, iyi niyetli söylenmiş bile olsa, karşımızdaki insanda yıkıcı izler bırakabiliyor. Kalıp yargılar da benzer bir etkiye sahip, farkına varmadan söylediklerimizle kimi zaman kırıyoruz.

Dilimize yerleşen ayrımcı söz ve kalıp yargıları gündeme almışken, insanlara sorduk: “Sizi yaşınızla ilgili en çok hangi yargılar rahatsız ediyor?” Gelen cevaplar konuşurken farkına bile varmadığımız şeylerin insanları ne kadar etkilediğini ortaya koyuyor.

“Daha bu yaşta yoruluyorsan…” 

Yiğit 30 yaşında ve duymaktan en çok sıkıldığı sözlerin başında “Daha bu yaşta yoruluyorsan” sözü geliyor. Yorgunluğun ya da iş yükünün yaşıyla ilgisini kuramadığını, yorulmaya neden hakkı olmadığını anlamadığını söylüyor. 

Yakup da onunla aynı yaşı paylaşıyor ve “Gerontokratik (yaşlı bireylerin toplum hiyerarşisinde en üstte yer alması durumu) dayatmaların tamamına kızgınım” diyor. Buna verdiği örnekler de çarpıcı: “Senin yaşın bu konuyu anlamaya henüz uygun değil”, “Bu senin yaşına gitmiş mi?”, “Bu yaş için ağır değil mi?”

Bu konuda ayrımcılığa takılacağını da düşünüyor: 

“Yaşı benden büyük biri ben söylesem şüpheyle karşılanacak bir bilgi paylaşsa, sırf onun yaşı büyük olduğu için ‘Kaç yaşında adam biliyordur’ diye mutlak doğru sayılacağını düşünüyorum.” 

Kim abla kim değil?

Kadınların kafasını karıştıran konuların başında “Abla, teyze” hitaplarına geçiş dönemi geliyor. Bu hitapların neye göre ve ne zaman verildiğini merak ediyor, bu konuda rahatsızlıklarını paylaşıyorlar. 37 yaşındaki Güneş’in örneğine bakalım: 

“Ülkemizdeki yaşa karşı önyargılı tavrı özetleyen en dev argüman: ‘Abla’ Dedem yaşındaki insanların bana hürmet ederek ‘abla’ demesini aşana kadar gerçekten abla oldum.”

40 yaşındaki Gökçe farklı bir durum yaşamış:

“Bir arkadaş grubumuz vardı. Farklı yaşlardan bir araya gelmiş kadınlardık. Benim yaşım diğerlerinden görece fazlaydı. Bana herkes ismimle hitap ederken, benden küçük bazı kadınlara ‘Abla’ dediklerini farkettim. Sonra dayanamayıp bir ikisine sordum. Aldığım cevap ortaktı: ‘O evli ve çocuklu’. Ben evlenene kadar abla olamadım.”

Evlilik ve yaş sıklıkla bir araya gelen konulardan. 25 yaşındaki Muhammet de bu ikilinin birlikte anılmasından şikayetçi:

“En çok ‘Yaşın geldi evlenmeyecek misin?’ sorusundan sıkılıyorum. ‘Yaşın geçiyor evlenme vakti’ bitmeyen bir dayatma.”

Yaşından gençsin demek iyi bir şey mi?

Çoğumuzun iltifat kabul ettiği “Yaşından genç gösteriyorsun” ya da “Yaşını göstermiyorsun” lafına da itiraz var. 43 yaşındaki Zeynep yaşadıklarını şöyle anlatıyor: 

“Yıllarım aslında daha büyük olduğumu ispat etmeye çalışmakla geçti. Bir ortama girdiğimde o kadar çok çocuk muamelesi görüyordum ki, ciddi olmak ve ağır sohbetler açmak bana bir zorunluluk gibi geliyordu. İlerleyen yıllarda bunun çok yorucu olduğunu farkettim. Evet, yaşımdan genç gösteriyorum ama yaşımdan yaşlı da gösterebilirdim. O zaman ne olacaktı?”

Tam bu durumu yaşayan 46 yaşındaki Mert de bir anısını anlatıyor:

“Ben hep yaşımdan büyük gösterdim. Hem iri bir fiziğim olduğu için, hem saçlarım erken beyazladı. Bir gün bir iş görüşmesinde ‘Biz genç birini arıyoruz’ dediklerinde, ‘Elinizdeki özgeçmişi okumayı öğrenin’ deyip kızıp çıkmışlığım vardır.”

55 yaşındaki Mehmet de bundan şikayetçi:  

“‘Yaşından çok daha genç gösteriyorsun’ dediklerinde kızıyorum. ‘Dinozor’, ‘ihtiyar’, ‘abi senin tecrüben biz de yok tabii’ diğer kızdıklarım. Ne söylediğim ve ne olduğumdan çok ‘bir yaşta’ olduğumu hatırlatan ifadeleri sevmiyorum. Zamana, hayata ve hatta hayatın anlamına dair bir çerçeveye ihtiyacımız var. Ama o çerçeveyi nasıl kurduğumuz, bizim için engelleyici olabileceği gibi, yapıcı enerji umut verici ve hayal gücünü teşvik edici de olabilir. O yüzden ‘Ayağı çukurda’ çok ağır gelir bana.”

Dayı ne demek?

55 yaşındaki Mesut, “Dayı” denilmesine kızıyor:

“Gençlerin sözümona kendine yakın görüyormuş gibi yaparak ötekileştirdiği ve düpedüz ‘yaşlısın’ anlamına kullandıkları ‘teyze’ lafına bir de ‘dayı’ eklendi son zamanlarda. Teyzedeki kadar bile nadir bir iyi niyet taşımıyor. Alaycı ve küçümseyen bir tavırla ‘yaşlı başlı adamsın, biraz geri dur’ diyor. Lümpen, tehditkar ve ayrımcı.”

24 yaşındaki Okan da “Oğlum” lafına kızgın: 

“Ne zaman biri bana ‘oğlum’ dese, ardından yaşımı hatırlatan saçma bir cümle geliyor. Yıllarca okudum, bir sürü burs kazandım, ne zaman biri bir işi eleştirmeye kalksa şöyle konuşmaya başlıyor ‘Oğlum, sen bilmezsin.’ Ben bilmezsem, sen bil, yap o zaman.”