Ekinoks öncesi dengenizi bozmayın

Yılda iki kez gerçekleşen ekinokslardan biri sonbaharda 23 Eylül’e denk geliyor. Gece ile gündüzün eşitlendiği bu dönem, vücudumuzu kış öncesinde dengelemenin, bedenimizi yenilemenin de zamanı. Peki ekinoks döneminde neler değişir, nelere dikkat etmek gerekir? 

Geceyle gündüzün birbirine eşit olduğu zaman, ekinoks. Kökeni Latince “eşit” ve “gece” kelimelerine dayanan ekinoks günleri yılda iki kez gerçekleşiyor. Biri 21 Mart biri de 23 Eylül’de. 

Aydınlanma çemberinin kutuplarda geçtiği anda gerçekleşen olayda güneş Kuzey Yarımküre’yi ve Güney Yarımküre’yi eşit miktarda aydınlatıyor. 

Bu aynı zamanda bahar mevsimlerinin başlangıcı anlamına da geliyor. İlkbahar ve sonbahar ekinoks tarihlerinden sonra tam anlamıyla gerçekleşmeye başlıyor. Nasıl ilkbahar doğanın uyanışı, güneşin daha fazla ısıtmasını, canlılığı neşeyi temsil ediyorsa, sonbahar da doğanın uykuya geçmeye başladığı zamanı temsil ediyor. 

Sonbaharda bedenimiz de yazın kazandığı alışkanlıkları yavaş yavaş terkederek, yeni mevsimler için kendini hazırlamaya başlıyor. Uykunun daha önem kazandığı, dinlenme saatlerinin arttığı, soğuklara karşı bağışıklığımızı güçlendirmeye ihtiyaç duyduğumuz günler geliyor. Havaların soğumasıyla beraber beslenme alışkanlıklarımız da artıyor.

Karbonhidrat arayışı çaresiz değil

Yazın meyve çeşitliliğiyle zenginleşen, sıcak havalarda daha hafif yeme ihtiyacıyla değişen beslenme alışkanlıkları sonbaharda daha tatlı, daha nişastalı yiyeceklere eğilim duymayla beraber değişiyor. Ancak bu bedenin ihtiyacı olsa da, sağlıklı alternatiflerle karbonhidratlı yiyeceklerden gelecek sorunları engellemek mümkün olabilir. 

Tatlı, unlu mamuller yerine doğal karbonhidratlara yönelmek bu konudaki iştahı engellemeye yardımcı oluyor. Sonbaharda değişen duygu durumları da insanların yeme ihtiyacını arttırıyor. Farklılaşan ihtiyaçları kolayca tatlılarla, unlu ürünlerle bastırmak yerine mevsim sebze ve meyvelerine yönelmek hem enerji kaybını azaltıyor, hem kış döneminde kilo almak tehlikesinin önüne geçiyor. 

Az az sık sık yürüyün

Beden mevsim dönüşlerinde yoruluyor. Bahar yorgunluğu ismiyle de anılan bu süreçte vücudun vitamin, mineral ihtiyacı değişiyor, sıcaklık farklarına ayak uydurmak zorlaşıyor. Bedeni kendi haline bırakmaktansa, az az ama düzenli yürüyüşler yapmak, değişimi karşılamayı kolaylaştırıyor, yorgunluğu azaltıyor. Sürekli oturmak, hareketsizlik kısır döngüye neden oluyor, yorgunluğu arttırıyor. 

Güneşten uzaklaşmayın 

Güneş sonbahardan itibaren yüzünü daha az gösterebilir. Ancak havanın kapalı olmadığı dönemlerde güneşlenmek vücudun yenilenmesine yardımcı oluyor. Doktorlar, sabah güneş doğumundan sonra bir süre balkonda hava almanın ve güneşlenmenin vücutta dopamin salgısını arttırdığını belirtiyor. 

Sürekli uyumak yerine düzgün uyumak

Gece ve gündüz eşitlendikten sonra kışın geceler uzuyor. Ancak bu uzun geceleri uykusuz geçirmek yerine sonbahardan itibaren düzenli bir uyku rutini tutturmak, bedenin gün içinde yorulmasına engel oluyor. Gün içinde uyuklamak yerine belli bir saatte uyumaya alışmak ve bu rutini mümkün olduğunda bozmamak en sağlıklısı. 

Geçiş döneminde vücudunuza çok yüklenmeyin

Mevsim geçişlerinde yağlı yiyecekler, az uyku, stres, yorgunluk, sebze tüketiminde azalma bedeni daha da olumsuz etkiliyor. O yüzden ekinoks döneminde daha sakin ve düzenli bir hayat sürmeye çalışmak, kışı rahat geçirmeye yardımcı. Doktora sorularak yapılacak vitamin takviyeleri de bedenin bu sürece adaptasyonunu kolaylaştırıyor.  Balık tüketmek, bakliyatları yavaş yavaş beslenmenize eklemek sağlıklı bir menü oluşturmanıza yardımcı. 

Bağışıklık sisteminizi unutmayın

Bağışıklık sistemi iyi bir kış için güçlendirilmesi gerekenlerin başında geliyor. Sonbahardan itibaren bu konuda adımlar atmanız, sizi olası hastalıklardan koruduğu gibi, bedensel dengenizi sağlamanızı da kolaylaştırıyor. Bunun için uzmanların pek çok önerisi var. En sağlıklısıysa, bir doktorla beraber adım adım bedeninizin ihtiyaçlarına göre bir yol haritası çıkarmanız. Tabii bu konuda sizin yapacaklarınız da belli, sağlıklı beslenme, hareket ve düzenli su içmek. 

Probiyotikleri unutmayın

İnsanların yüzyıllardır kış öncesi turşu kurmaya başlaması bir tesadüf değil. Probiyotik gıdalar mevsim geçişlerinde ve bedenin dengesini sağlamada olmazsa olmaz. Siz de bu süreçte, yoğurt, kefir, probiyotik turşu gibi ürünleri sofranızdan eksik etmeyin. 

Hava değişimlerini dikkate alın

Mevsim geçişinde sıcaktan soğuğa geçmek bedenin zaten yorulmuş sistemini iyice etkiliyor. O yüzden sokağa çıktığınızda tedbirli olun. Sıcak havalarda terlememeye, soğuk havalarda üşütmemeye dikkat edin. Fazla üşüdüğünüz bir günün sonunda ılık bir banyoda biraz dinlenerek bedeniniz ısısını dengelemesine yardımcı olun.