Şimdi yürümek zamanı 

Doğayla başbaşa kalmak, şehirden, virüs endişesinden, kalabalık ortamlardan uzaklaşmak bu dönemde en çok ihtiyaç duyulanlar arasında. Türkiye doğasıyla dünyaca ünlü bir coğrafya ve yürüyüş güzergahlarıyla tatili birleştirmek son yıllarda giderek yükselen bir eğilim. Bu eğilim bu dönemle birleşince, farklı yaş gruplarının rahatlıkla yürüyebileceği rotaları derledik.

Korona virüsün ortaya çıkmasıyla beraber dünyada tatil eğilimleri de değişti, alternatif tatiller moda oldu. Doğada daha çok zaman geçirme arzusu çadırını yanına alıp tatile çıkanları, yürüyüş rotaları boyunca konaklayanları beraberinde getirdi.

Türkiye yürüyüş güzergahları açısından şanslı bir ülke. Hemen her bölgeye uygun güzergahlar var. Kimileri profesyonel sporcular için uygun olsa da, her yaş grubuna uygun, rahatlıkla yürünebilecek güzergahlar da mevcut. Tatil rotalarının yeniden hesaplandığı bu dönemde hangi alternatiflere bakmalıyız sorusunu sorduk. 

Dünyaca ünlü: Likya Yolu 

Muğla Fethiye ile Antalya Konyaaltı arasında uzanan 509 kilometrelik rota, dünyanın en uzun 10 trekking parkurundan biri. Likya yolu bir zamanlar kervanların geçtiği, göçlerin yapıldığı bir güzergah. Türkiye’nin uluslararası işaret sistemiyle belirlenen ilk uzun yürüyüş rotası olmak özelliğini de taşıyor. Eski 18 Likya kenti içinden geçen güzergah Take Yarımadası’nı kendilerine yurt edinen Anadolu’nun en eski halklarından Likyalılar’ın izini sürüyor. Rotada yalnızca tarih yok, Ölüdeniz, Kabak Koyu, Yediburunlar, Patara, Kalkan, Kaş, Demre, Finike, Adrasan, Çıralı gibi önemli turizm merkezleri de var. Üstelik bu rota yılın 11 ayı yürünebilir.

Yaylalar içinde: Pürenli Yaylası

Pürenli Yaylası hem Ankara hem İstanbul’a yakınlığıyla öne çıkıyor. Düzce’nin Gölyaka ilçesine bağlı yaylada, bin 400 metre yükseklikte gençlik kampları da bulunuyor. Küçük bir göleti, tahta kulübeleri olan yaylada yürümek için birden fazla seçenek var. İster durup doğayı dinlemek, ister yürüyerek stres atmak için ideal. 

Her yaşa göre: Ballıkayalar Milli Parkı

Türkiye’nin önemli yürüyüş kulvarlarından olan Ballıkayalar Milli Parkı’nda her seviyeye uygun parkur var. Kolay – orta ve orta – zor derecelerinde yürümek isteyenlere uygun parkta tırmanma yapılabilen küçük bir kanyon da var. Doğasının güzelliğiyle öne çıkan Ballıkayalar Milli Parkı’nda kuş gözlemi de yapabilirsiniz. 

Cenevizli korsanların mekanı: Kıyıköy 

Antikçağlardan bu yana önemli bir yerleşim yeri olan, Pabuç ve Kazan dereleri arasındaki Kıyıköy, İstanbul’a 164 km uzaklıkta. Bir yanda Longoz Ormanları bulunan, bir yanda Türkiye’nin en uzun sahil şeridine sahip olan rotada Cenevizli korsanların gemilerini saklamak için kullandıkları koyları ve mağaraları da görebilirsiniz.  Karadeniz manzaralı falezleriyle fotoğraf çekmek isteyenlere de hitap ediyor. Orta seviyede zorluğu olan bir güzergah. 

Çamlar ve meyveler arasında: Mysia Yolları 

Bursa-Nilüfer Belediyesi’nin ‘Doğa, Tarih ve Kültür Rotaları Projesi’ kapsamında hayata geçen Mysia Yolları arasında 27 farklı doğa yürüyüşü, 18 bisiklet ve 5 tane de atlı yürüyüş parkuru var. Parkurlar 4 ile 30 kilometre arasında değişiyor. Misi’den Dağyenice Göleti’ne uzanan rota ise 10 kilometre uzunluğunda ve güzergah boyunca meyve bahçeleri, tarlalar ve çam ormanları var. 

Ankara’nın ciğerleri: Sorgun Göleti Tabiat Parkı ve Benli Yaylası 

Ankara Güdül sınırlarındaki Sorgun Göleti Tabiat Parkı, kamp kurmak isteyenlerin, doğa yürüyüşçülerinin ve fotoğraf tutkunlarının ilgi odağı. Uzun süreli yürüyüşler kadar, kısa süreli yürüyüşlere de uygun mekanda ormanı da, göl etrafını da yürüyerek kat etmek mümkün. Sorgun Göleti Tabiat Parkı’ndan başlayıp Benli Yaylası’na uzanan yaklaşık 31 km’lik parkursa diğer bir seçenek.

Anadolu’nun erken tarihi: Hitit Yolu

Hitit Yolu, Anadolu’nun erken tarihine tanıklık etmek isteyenler için ideal bir rota. Hattuşa, Alacahöyük ve Şapinuva üçgenindeki Hitit Yolu, alternatif güzergâhlarla birlikte toplam 385 kilometreye ulaşan 17 parkurdan oluşuyor. Boğazkale-Hattuşa-Şapinuva, Alacahöyük-Alaca-Şapinuva ve Boğazkale-Alacahöyük bölgeleri ana rotalar. Alaca Çayı Vadisi ve İncesu Kanyonu ise alternatif rotalar. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hattuşa Antik Kenti’nde güneşin batışını izlemek ve Alacahöyük’te tarihin katmanlarını keşfetmek de parkurun güzelliklerinden.

Doğa mucizesi içinde: Kapadokya

Milyonlarca yıl önce Erciyes ve Hasan Dağı volkanlarından fışkıran lav ve küllerin soğuması sonucu ilginç yeryüzü şekillerinin meydana geldiği Kapadokya bölgesi, derin tüf vadileri, peri bacaları ve insanlığa mesken olmuş kaya yerleşimleriyle biliniyor. Sürekli bir devinim ve değişim içerisindeki coğrafyanın oluşturduğu vadiler, Kapadokya yürüyüş parkurlarının omurgasını oluşturuyor. Nevşehir, Kayseri ve Aksaray il sınırlarına yayılan Kapadokya bölgesinde Ihlara, Soğanlı, Güvercin, Aşıklar, Kızılçukur, Gül, Bal, Zemi, Keşişler, Devrent, Avla vadilerinde yürüyüş yapmak mümkün. 

Tarihle doğa içiçe: Yenice Ormanları

Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve eski konaklarıyla ünlü Safranbolu’ya sadece 40 kilometre mesafedeki Yenice Ormanları, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından Avrupa’nın 100, Türkiye’nin ise dokuz sıcak noktasından biri olarak belirlendi. Yemyeşil vadilerin, yalçın zirvelerin, suyun ve nemin yarattığı zengin bitki çeşitliliğinin yansıması olan anıt ağaçlar, bu doğa harikasının en değerli hazineleri olarak dikkat çekiyor. Yenice Ormanları Doğa Yürüyüş Parkurları 210 kilometre boyunca işaretlenen yol üzerindeki 21 parkurdan oluşuyor. Günübirlik, kısa ve uzun yürüyüşler yapılabilir. Ayrıca 292 kilometrelik dağ bisikleti rotası mevcut.

Mitolojinin mekanı: Kazdağları

Mitolojik efsaneleri kadar, derin kanyonları, uçsuz bucaksız çam ormanları, rengârenk giysili tahtacı Türkmenler’in yaşadığı köyleriyle de sıra dışı bir tabiat alanı Kazdağları Milli Parkı. Balıkesir’in Edremit ilçesinde. 21 bin hektarlık alanda 77’si sadece Türkiye’de 29’u dünyada sadece bu alanda yetişen bitki bulunuyor. Ciple geçilebilen dağyolu, Sarıkız’ın zirvesine kadar uzanıyor. Milli park sınırlarında belirli başlı iki parkur olmakla birlikte, işaretlenmemiş alanlardan tercihe göre yeni parkurlar çıkarmak mümkün. Sahaya, Milli Parklar’ın sertifikalandırdığı alan kılavuzları olmadan yürüyüşçü alınmıyor. 

 Şehrin tam ortasında: Belgrad Ormanı

Şehirden uzaklaşamayanlara da yürünecek parkur lazım. İnsaflı parkurların başında İstanbul’daki Belgrad Ormanları geliyor. Ormanın içinden geçen bu parkurda her yaş gurubu yürüyebilir, koşabilir, sakin sakin dolaşabilir. Parkurun uzunluğu 6.200 metre. Yol üstünde sizi yönlendiren uyarılar var. Yol doğal kiremit tozu ve irmiğinden oluşan özel bir karışımla kaplanmış. Onun için belli bir esnekliğe sahip. Bu da kas zedelenmelerini engelliyor. Ormanda 75 çeşit kuş türü var. Onların ötüşleri yürüyüşçülere eşlik ediyor.

 Şelaleler arasında: Aladağlar

Aladağlar’ın, kendine özgü eşsiz bir doğası var. Derin vadilere, eşsiz zirvelere, dik ve sarp buzul kayalıklarına, mağaralara, görkemli kanyonlara, yüksek platolara, ormanlara, şelalelere sahip. Kaya pınarları, debisi ve düşüş yüksekliği bakımından Türkiye’nin en büyük ve ilgi çekici takım şelaleleri görenleri hayran bırakıyor. Aladağlar Milli Parkı, Kayseri, Niğde ve Adana illeri dahilinde kalan 54. bin hektarlık bir alanı kapsıyor. Rakım 730’dan başlayarak 3.756 metreye kadar çıkıyor. Kolay, orta ve zor olmak üzere herkese uygun yürüyüş rotalarına sahip.