Dünyadan Bir Adalet Ağaoğlu Geçti 

Türk edebiyatının yaşayan en büyük romancılarından Adalet Ağaoğlu, arkasında sayısız eser bırakarak hayata veda etti. İlk şiirlerini lise yıllarında yazmaya başlayan Ağaoğlu, 91 yaşına kadar yazmaya, üretmeye devam etti.

Cumhuriyetin ilk yıllarında, yeni başkent olan Ankara’nın Nallıhan ilçesinde kumaş tüccarı bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Adalet Ağaoğlu, Cumhuriyet tarihinin değişimini romanlarına yansıtan önemli bir yazardı. 

Adalet Sümer ismiyle başladığı yazarlık hayatına “Ölmeye Yatmak”, “Bir Düğün Gecesi” ve “Fikrimin İnce Gülü”nün de aralarında bulunduğu eserler sığdıran Ağaoğlu, Parker Quinck, Remüs Telada isimlerini de müstear olarak kullanmıştı. 

“Adalet okusun diye…”

Ankara’nın Nallıhan ilçesinde kumaş ticaretiyle uğraşan ailesi Nallıhan’da ortaokul olmadığından kızları Adalet okusun diye Ankara’ya taşındı. 

Lise yıllarında yeteneği keşfedilen ve ilk şiirlerini yazmaya başlayan o zamanki ismiyle Adalet Sümer Ankara Kız Lisesini bitirdiği 1946 ile 1947 arasında Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri kaleme aldı. Şiirleri Kaynak dergisinde 1950’ye kadar okuyucuyla buluştu. 

Sonrasında o günleri “Ankara Bulvarı’nda elimizde kitaplar salınarak yürürdük, şiir ve edebiyat hayatımızın tam ortasındaydı” sözleriyle anlatan yazar 1950’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi.

Tiyatroda başlayan yazarlık serüveni 

Üniversite eğitimin ardından tiyatro üzerine eserler vermeye başladı ve Sevim Uzungören’le kaleme aldığı “Bir Piyes Yazalım” eseri Ankara’da sahneye konuldu. 

O dönemde tiyatro bilgisini geliştirmek üzere Fransa’ya giden Adalet Sümer, 1954 yılında hayatını mühendis Halim Ağaoğlu’yla birleştirdi. 

Yıllar sonra Halim Ağaoğlu kaleme aldığı metinde bu evlilikten şöyle söz edecekti:

15 Aralık 1954’de, Ankara’da büyük aşkım, Türk edebiyatının en önemli yazarlarından Adalet Ağaoğlu ile evlendim. 64 yıllık eşim benim en büyük gururum oldu.”

Radyoda bir süre dramaturg olarak çalışan yazar, daha sonra Radyo Tiyatrosu Müdürü oldu. Başarılı yazar, 1961’de tiyatro oyuncusu ve yönetmen arkadaşları Kartal Tibet, Üner İlsever, Çetin Köroğlu ve Nur Sabuncu ile Ankara’nın ilk özel tiyatrosu “Meydan Sahnesi”ni kurdu, ayrıca Meydan Sahne Dergisi’ni çıkardı.

Artık eserlerine Adalet Ağaoğlu ismiyle devam eden yazarın yaşadığı çevreden edindiği gözlemler üzerine kurduğu “Evcilik Oyunu” eseri 1963-1964 sezonunda Ankara’da sahnelendi.

TRT’nin kurulmasının ardından program uzmanı ve daire başkanlığı görevlerinde bulunan Ağaoğlu, 1971’e kadar TRT’de çalıştı.

40 yaşından sonra gelen romanlar…

Adalet Ağaoğlu, tiyatro oyunlarıyla başladığı kariyerini 40 yaşından sonra ona asıl ününü kazandıracak romanlara yöneltti. 

“Ölmeye Yatmak” adlı ilk romanını 1973’te, “Yüksek Gerilim” adlı hikaye kitabını 1974’te yayınladı. 

Çıktıkları andan itibaren büyük ilgi toplayan ve Türk edebiyatında çığır açan bu eserlerin ardından, Dar Zamanlar alt başlığıyla yayımlanan üçlemesini tamamladı.  “Ölmeye Yatmak”, “Bir Düğün Gecesi” ve “Hayır…” üç ayrı zamanı işleyen kurgusuyla geniş kitlelerce tanındı, eserleri bir çok dile çevrildi. 

Yaklaşık 20 yıl roman, hikaye ve denemeler yazan Ağaoğlu, 1991’de “Çok Uzak Fazla Yakın” adlı eseriyle oyun yazarlığına dönüş yaptı.

Yazarın, “Fikrimin İnce Gülü” romanı, “Sarı Mercedes” adıyla 1993’te Tunç Okan tarafından filme uyarlandı.

Düşmek korkusuyla yazarlığa döndü

Adalet Ağaoğlu, ilerleyen yaşlarında üç kez ardarda düşünce ortaya çıkan ruh halini nasıl yazıya çevirdiğini verdiği röportajdan şöyle anlatacaktı: 

“Son dönemde yatakta daha sık zaman geçiriyorum. Üç kere düşmüşüm yere. Doktorlar tarafından sırt üstü yatağa yatırılmışım. Kendime geldiğim zaman kitaplarımın adını bile hatırlayamıyordum. Hatta hayatta kalan tek erkek kardeşim “Sen ne kadar iyileştin” diyor. Öyle anlıyorum ne olduğumu… Başta diyor, ne dediğini anlamıyorduk, konuşamıyordun. Zaman içinde yavaş yavaş kendime geldim. Fakat düşme korkusunu yenemedim. Hep yardımcımı tutmak istiyorum. Bir daha aynı şeyleri yaşamak istemiyorum. Sadece kendim için değil, Halim için de, etrafım için de yük olmak istemiyorum. Çünkü kim bilir Halimciğim, neler çekti ben yatarken. Toparlandıktan sonra kendi kendime yürümeye karar verdim. Evin içinde, odadan odaya dolaşmaya başladım. Sonra kendi kendime dedim ki “Adalet bu yürümeyi kendin icat ettin, kendin yapıyorsun, şimdi yine yürüyeceksin.” Çünkü Halim’in benim hakkımdaki kaygıları çok önemli… Halim’i biraz rahatlatmak istedim. Dedim ki ‘Halim beni yazarak tanıdı, yazarak geçti bütün günlerimiz, ben ona yazarak görüneceğim yeniden.’ O dönemde içimde büyük bir düşme korkusu vardı. Onu mutlaka bir biçim altında anlatmak istiyordum. ‘Düşmekten korkuyorum Halim, yoksa yürürüm ben’ dedim. Halim dedi ki ‘Ne güzel bir konu düşme korkusu. İyi söyledin, ne güzel bir kitap olur bu’.”

Hayatı ödüllerle geçti

New York’ta 1969’da yayımlanan The Reader’s Encyclopedia of World Drama adlı tiyatro ansiklopedisinde dünya tiyatro yazarları arasında anılan yazar, “Üç Oyun” eseriyle 1974’te TDK Tiyatro Ödülünü, “Yüksek Gerilim” ile 1975’te Sait Faik Hikaye Armağanını, “Bir Düğün Gecesi” ile 1979’da Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülünü, 1980’de Orhan Kemal Roman Armağanını ve Madaralı Roman Ödülünü kazandı.

Başarılı yazar ayrıca “Çok Uzak Fazla Yakın” ile 1992’de Türkiye İş Bankası Edebiyat Büyük Ödülünü, 1995’te Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülünü, “Romantik Bir Viyana Yazı” ile 1996’da Aydın Doğan Vakfı Edebiyat Ödülünü, 1997’de NTV Yılın Yazarı Ödülünü, 1999’da ise Aziz Nesin Ödülünü aldı.

Yaşamı boyunca çok sayıda önemli esere imza attı

Oyunları: Bir Piyes Yazalım (S. Uzgören ile, 1953), Evcilik Oyunu (1964), Tombala (Türk Dili dergisi, 1967), Çatıdaki Çatlak (1969), Üç Oyun (1973), Kendini Yazan Şarkı (1977), Oyunlar (sekiz oyun, 1982), Çok Uzak Fazla Yakın (1991), Duvar Öyküsü (1992), Şiir ve Sinek (1992), Oyunlar I-II (1993), Toplu Oyunlar (1996).

Romanları: Ölmeye Yatmak (1973), Fikrimin İnce Gülü (1976), Bir Düğün Gecesi (1979), Yaz Sonu (1980), Üç Beş Kişi (1984),Göç Temizliği (anı-roman, 1985), Hayır… (1987), Ruh Üşümesi (1991), Romantik Bir Viyana Yazı (1993).

Anı ve hikayeleri: Damla Damla Günler (2004), Yüksek Gerilim (1974), Sessizliğin İlk Sesi (1978), Hadi Gidelim (1982), Hayatı Savunma Biçimleri (1997), Toplu Öyküler I (2001), Toplu Öyküler II (2001).

Deneme, eleştiri ve söyleşileri: Geçerken (1986), Gece Hayatım (anlatı, 1992), Karşılaşmalar (1993), Başka Karşılaşmalar (1996), Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar (2002).

Derlemeleri: Güner Sümer / Toplu Eserleri I-II (1983), Seçmeler (1993).

Çevirileri: Mezarsız Ölüler (J. P. Sartre 1962), Kafkas Tebeşir Dairesi (B. Brecht,1963), Durand Bulvarı (Armand Salcrou, 1967), Amerikano Manyaklar (Razvani, 1973).

Oyunları: Sınırlarda (1966), Bir Kahramanın Ölümü (1968), Çıkış (1970), Kozalar (1971).