50’li yaşlar anlatıyor: Rutinler bizi dinç tutuyor

Pandemi sürecini ve sonrasını 50’li yaşlara sorduk. Uzun zaman sonra ilk kez dinlenme fırsatı bulanlar, emeklilik düşüncesini iteleyenler, emekli olmaya karar verip yeni işler bakanlar… Hepsinin ortak noktası rutinler sayesinde enerjik olduklarını düşünmeleri ve daha çalışma azimlerini yitirmemiş olmaları. 

Mehmet pandeminin hemen öncesinde İtalya’ymış. Tasarım alanında da çalışan bir mühendis. İtalya’ya gittiğinde aklında “artık emekli olmanın zamanı geldi” fikri varmış. Dönüşünde patlayan vakalar, İtalya’nın o dönemdeki tablosu onu karamsar hale getirmiş. 

“Uzun zamandır emekli olma ve tasarım konusunda danışmanlık yaparak yoluma devam etme hayalim vardı. Bu sürecin başında kendimi 15 günlük bir karantinaya aldım. Ailemden uzak, tek başıma geçirdiğim bu dönemde emeklilik hayatının benimle uzaktan yakından bir ilgisi olmadığını anladım. Meğerse ben bütün enerjimi, hızımı çalışmaktan alıyormuşum.”

Sonrasında bu durağanlığın kendine uygun olmadığına karar verip yine ev içinde aktif çalışmasını sağlayacak bir düzenleme yapmış:

“Çocuklar evden üniversite için ayrıldılar. Eşim de aktif çalışma hayatında olan biriydi. İlk günler çocukların geri dönmesi için uğraştık, biri farklı şehirde, biri farklı ülkedeydi. Onların gelmesini sağlamak, kızımın karantinadan çıkmasını beklemek hep yıpratıcıydı. Sonrasında ailece uzun zamandır bu kadar baş başa kalamadığımızı farkettik. Biraz ilk zamanlar bunun heyecanıyla geçti. Gülçin bir ara mutfakta bir atölye kurmaya kadar ilerledi. ‘Kendimi tutamıyorum, yemek yapmayı çok özlemişim’ diyordu. Sonrasında herkes bu işlerden zevkini alınca, daha düzenli bir hayata geçmemiz gerektiğini farkettik. Ben ofisi zaten eve taşımıştım, kendime bir çalışma rutini oluşturdum. Bu çalışma düzeni içinde farkettim ki, her gün ofise gitmek, hareket içinde olmak bana kesinlikle iyi geliyormuş.”

Emeklilik planlarını ertelemiş. Bunun aktif hayat için şart olduğunu düşünüyor:

“56 yaşındayım. 20 yaşımdan bu yana çalışma hayatı içindeyim bir şekilde. Artık emeklilik bende fikri sabit olmuştu. Muhakkak emekli olmam gerektiğini düşünüyordum. Şimdi bu fikirden uzaklaştım. Artık aksine çalışma hayatına devam etmem gerektiğini düşünüyorum.”

Dinlendim ama yoruldum da

Naile 54 yaşında. İki sene sonra emekli olma hakkı kazanacak. Bu süreçte uzun zamandır dinlendiğini söylüyor:

“Uzun zamandır dinlendim ama yoruldum da. Önce evle ilgilenmek için çok iyi bir fırsat olduğunu düşündüm. Sonra evdekilerin benden talepleri bitmeyince bu giderek bir yorgunluğa dönüştü. Çalışmak iyiymiş, en azından çıkıp gidebileceğin bir zaman var. İşimin kıymetini anladım.”

Buna karşın Naile’nin sevdiği çalışmaktan ziyade bir rutinin içinde olup ev dışına çıkmak:

“Yıllarca çocukların okulu, evin sorumluluğu, annemizin babamızın işleri arasında kendimize ayıracak vakit bulamadık. Şimdi biraz kendimle ilgilenme fırsatım oldu ama yine de çocuklar, büyükler her yandan çekiştiriyor. Bir de ilk kez bu süreçte artık yeterli enerjim olmadığını farkettim. Bu hastalık bana hem zamanın kıymetini hem de yapmak istediklerimi yapmak için hemen hareket etmem gerektiğini gösterdi.”

Yıllardır isteyip ertelediği bahçecilik kursuna yazılmış. Emekli olduktan sonra bu alanda çalışmak istediğini söylüyor:

“Memurken bütün hayatın bir masa bir sandalye. Yıllardır toprağa değmek istediğimi söylüyordum. Akhisar’da kendimize ait bir bahçemiz var. Oraya gitmek, orayı düzenlemek istiyorum. Emekli olsam da oturmanın hiç bana uygun olmadığını anladım.”

“Yaşlı mıyım” sorusunu sordum

Yasakların gündeme gelmesi Dündar Beyi düşündürmüş:

“58 yaşındayım, şunun şurasında 60’a ne kaldı? Bugüne kadar hiç yaşlı mıyım sorusunu sormamıştım, ilk kez düşündüm.”

Kendine ait bir lokantası var, bu süreçte işleri durmuş: 

“İlk kez işler için endişelendim. Gelecek kaygısı duydum. Biz de kendimizi yenilemek zorunda olduğumuzu gördük. İnternetin imkanlarını kullanmayı öğrendik. Bizim için yenileyici bir süreç oldu aslında. Hem zorlandık hem de zorlanınca her zorlanan şey gibi bir çıkış noktası peşine düştük. Artık dinamizm gerektiğini gördüm. Eskiden esnaflık başka bir şeydi. Babandan kurulu düzenin varsa, sürdürürdün. Şimdi öyle değil, instagram kullanacaksın, tanıtım yapacaksın, insanları çekmenin imkanını bulacaksın. Durup da keşfedilmeyi beklersen işin çok zor. Biz de bu süreçte bunu tecrübe ettik. İyi ki kötü bir tecrübe olmadı.”

Kendimi hiç 50 hissetmiyorum

İlkay yaş sorgulaması yapmış:

“51 yaşına gireceğim. Kendimi hiç 50 gibi hissetmiyorum. 50 yaşında annem bambaşka bir insan gibi geliyor şimdi. Ben ne kıyafetlerimi değiştirdim, ne hayat tarzımı. Farklı birine dönüşmem gerektiğini düşünmedim. Pandemi sürecinde bütün bunları sorguladım.”

Bu sorgulamaların bir etkisi de olmuş:

“Evde çok oturunca kaslarımın güç kaybettiğini gördüm. Yaptığım yürüyüşlerin ne kadar işe yaradığını anladım. Artık farklı bir dönemdeyiz. İnsanlar eski yaş kalıplarıyla anlaşılamaz. Fakat bunda bizim yaşadığımız hayatın da etkisi büyük. Aktif olmak, farklı beslenmek, hala üretmeye devam etmek bizi dinamik tutan şeyler. Bütün bunları bir araya getirince, ‘Evet kızım İlkay 50’sin ama her şey yeni başladı, silkin bakalım’ dedim kendi kendime.”