Basit Hareketler Büyük Tasarruflar

İyi bir dünyaya ulaşmak hedefi çok uzak değil. Şehirde yaşarken, bir apartman dairesinde de çevre için pek çok adım atabilir, gelecek nesillere iyi bir dünya bırakmak için bir katkıda bulunabiliriz. “Dünyayı ben mi kurtaracağım” demek yerine, “dünyayı ben de kurtaracağım” demek, çöpleri ayrıştırmak, kompost yapılabilecek atıkları biriktirmek, elektrik kullanımını minimal hale getirmek hem dünyaya hem bütçenize bir katkı sağlayabilir. 

İngiliz yazar Robert Swan  “Gezegenimiz için en büyük tehdit onu bir başkasının kurtaracağına inanmaktır” diyor. Musluğun damlaması, kızartma yağlarının lavaboya akıp gitmesi, sürekli kaynayan çay ya da kahve makineleri sizi rahatsız etmeyebilir ama bunların değişmesinin başka yüzlerce şeyi de değiştirebileceğini söylesek?

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, her yıl insanların tüketimi için üretilen gıdaların üçte biri (yaklaşık 1.3 milyar tonu) atık olarak çöpe gidiyor. Meyve, sebze ve kök bitkiler en yüksek oranda ziyan olan gıda gruplarının başında. Onların ziyan olmasıysa, üretim süreçlerinde verilen emeğin, suyun, enerjinin ziyan olması demek, toprağın verimsiz kullanılması demek, gereksiz sera gazının üretilmesi demek, küresel ısınma ve iklim değişikliği demek. 

Size basit gelen bir poşet çöp aslında dünyanın kaynaklarının dengeli tüketilmesi konusunda bize çok şey söylüyor. Peki hayatımızı çevreyle uyumlu hale getirmek, çevre için ufak katkılar yapmak çok mu zor? 

Aslında kimi felaket senaryoları küresel kirliliğin büyük işletmeler ve fabrikalar eliyle yapıldığını anlatsa da, kişisel adımların önemi giderek öne çıkıyor. Yani “Ben kirletmesem ne olur?” demek yerine, “Ben kirletmezsem çok şey değişebilir” demek önemli. 

Gelin adım adım neler değiştirebilir bakalım.

Diş fırçalarken 20 litre su harcamayın

Diş fırçalarken musluğu açık bırakmak 20 litre suyun boşa akması demek. Bugün evlerde kullandığımız damacanalar 19 litre. Yani sabah akşam 40 litre suyu ziyan ediyor olabilirsiniz. Su israf edilen kaynaklar içinde en az fark edileni ve en kıymetli olanı. Onu tüketirken şunlara dikkat edebilirsiniz:  

-Dişlerinizi fırçalarken suyu sürekli akıtmayın.

-Damlatan muslukları, su akıtan bozuk rezervuarları, sızan boruları tamir ettirin.

-Bulaşık ve çamaşır makineleriniz dolana kadar bekleyin ya da aceleniz varsa tasarruf modunda yıkayın. 

-Bulaşıkları makineye koymadan önce yıkamayın. Kirli bulaşıkları makineye yerleştirmeden önce sudan geçirmeyin.

-Kirler 40 derecede çıkıyor. Bulaşık ve çamaşır makinesinde çok inatçı yağlarla uğraşmayacaksanız, yüksek ısılar tercih etmeyin. 

Bütün odalar ışıl ışıl olmasın  

Tüm odalarda ışık yakmak çoğumuzun terkedemediği bir alışkanlık. Oysa, lambaların tükettiği elektrik ve ısı hem elektrik tüketimini arttırıyor hem dünya sıcaklığını. 

-Buzdolaplarınızı düzenli temizleyin. İçinde hava almasını sağlayacak bir yerleştirme sistemi kurun. Çok fazla doldurmanın enerji tüketimini arttıracağını unutmayın. Arkasını düzenli olarak temizleyin, arka yüzeylerin tozlu olmasının normalden %30’a kadar daha fazla enerji harcamalarına neden olduğunu unutmayın.

-Çay ve kahve makinelerini sürekli açık bırakmayın. 

-Elektronik eşyaları uyku konumuna almak yerine tamamen kapatın. 

-Enerji sarfiyatı düşük beyaz eşyaları tercih edin. 

Çöp ayırmaya alışın

Türkiye’de henüz tam olarak gelişmese de çöp ayırmak ve çöplerin yeniden dönüştürülmesine katkı sunmak çevre için en önemli adımlardan biri. Özellikle artık geçerliliği çok az kalan kağıt faturalar yerine e-fatura tercih etmek, plastik çatal bıçak pipet kullanımını terketmek, kağıtları mutlaka iki üç kez kullanacak şekilde ayırmak basit ama etkili çözümler. 

– Alışverişlerinizde mümkün olduğu kadar az poşet kullanın. Korona virüs tehdidine karşı sürekli bez çanta yıkamak istemiyorsanız, silinebilir ya da yıkanabilir yüzeyli kalın plastik çantaları kullanabilirsiniz. 

-Çöplerinizi doğada ayrıştırılabilen torbalardan seçin. 

-Kağıt, cam, metal çöplerinizi ayırın. Mahallenizde varsa, onlara özel çöp kutularına, yoksa çöplerin kenarına koyabilirsiniz. 

-Kızartma yağlarını, pilleri ve eski elektronik eşyalarınızı rastgele atmayın. Kızartma yağlarını kullanmadığınız ve atmayı düşündüğünüz ağzı sıkı plastik ya da cam kaplarda biriktirin. Bunları toplayarak geri dönüştüren, tekrar değerlendiren kurumlara ulaştırın.

-Pet şişeyle su tüketimi ya da kağıt bardak yerine kendinize ait bir şişe edinin. 

Sebze meyveleri rastgele atmayın

Fazla sebze meyve alıp israf etmek günümüzün en önemli sorunlardan. Korona sürecinde en çok öne çıkanlardan biri de nasıl doğru alışveriş yapabilirim, aldıklarımı nasıl saklarım sorusu oldu. Öncelikle aldıklarınızı en uzun sürede saklama imkanınızı değerlendirin. Yeşillikleri içine pamuklu bir kumaş koyduğunuz kavanozda saklarsanız onları 1 haftaya kadar kullanabilirsiniz. Böyle yöntemleri araştırın. 

Onlardan çıkan atıkları biriktirerek de kompost yapabilir, evinizde çiçeklerinizde, bahçenizde kullanabilir ya da çiçekleri olan tanıdıklarınızla paylaşabilirsiniz. 

Bu “apartman tipi kompost” bahçesiz ya da balkonsuz evlerde yaşayanlar için hazırlaması en kolay tarif. 

– Doğada %100 çözünebilen bir poşet seçin. Poşeti bir çöp kovasına yerleştirin. Gazete kağıtları, ilaç prospektüsleri, mukavva kutu parçaları, tuvalet kağıdı ruloları, karton kutular, kağıt havlu ve benzeri malzemelerimizi toparlayın, ince naylon film tabakası olan karton kutuları kullanmayın. 

-Kağıt atıklarını keserek veya yırtarak küçültün, poşetin dibine kalın olmayan bir tabaka halinde döşeyin. 

-Çöpünüzü komposta dönüştürmek için laktik asit bakterilerinden yardım almalısınız. Azıcık yoğurt veya kefir ya da bokashi tozu veya benzeri hazır bir ürün kullanabilirsiniz. Bunu üzerine spreyle sıkın. Kağıt parçalarını hafifçe nemlendirin.

-Aşırı küflü olmayan, bayatlamış veya ayıklamadan arta kalan sebzeler, meyveler, bunların kabukları, çekirdekleri; çay, kahve, çay poşeti atıkları gibi poşeti delmeyecek türden, hemen tüm organik atıkları bu çöpe karıştırabilirsiniz. Suyu süzdürülmüş pişmiş yemek, et, süt ürünü artıkları da aşırıya kaçmadan aynı poşete atılabilir.

-Poşetimiz çöple doluncaya kadar, her kullanımda içindeki havayı çıkarıp, ağzını sıkıca kapatın. Hatta üzerine küçük bir taş veya benzeri bir ağırlık koyabilirsiniz, poşettekiler hava almazsa, faydalı bakterilerin hızlı çalışıyor.

-Poşeti doldururken aralarda ince tabakalar halinde kırpıntı kağıtları kullanmaya devam edin. Bir kaç gün içinde poşetteki çöpler ekşimsi ve hatta turşumsu kokacak, pamuksu bembeyaz bir küf tabakası oluştuğu farkedilecek. Her türlü fermantasyonda olduğu gibi bunda da leş kokusu dediğimiz çok rahatsız edici kokular bir şeylerin yanlış gittiğine işarettir; bu durumda çöpe biraz daha maya, yoğurt v.s ile biraz daha kağıt kırpıntısı eklemek sorunu çözebilir.

-Poşet tamamen dolunca ağzını hiç hava almayacak şekilde kıvırıp sıkıca bağladıktan sonra bahçesi veya kompostu değerlendirme imkanı olanların torbanın içeriğini olduğu halde gömmesi yeterli. Bunu küçük poşetlerle hazırlayıp çiçeklerin dibine de gömebilirsiniz.