Koronavirüsten Korunma Rehberi: El sıkışma, Bol su iç, Bağışıklığını güçlendir

Dünya koronavirüsünü konuşuyor. Ortaya çıktığı günden beri insanlığı kaygılandıran virüsle aslında yeni tanışmadık, ilk kez 1960’larda görülmüştü. Günümüzde “2019-nCoV” olarak anılan, dünya çapında önlemlere neden olan koronavirüsü nedir, ne değildir, sizin için derledik. 

Koronavirüsü nedir? 

İlk kez 1960’lı yıllarda görülen, günümüzde ‘2019-nCoV’ olarak adlandırılan virüs, koronavirüs ya da coronavirüsü adıyla bilinirlik kazandı. Çin’in Wuhan bölgesinde çıkan virüs, hafif, orta ve ağır olmak üzere farklı hallerde seyrediyor.  2002 yılında ortaya çıkan SARS ve 2012’de çıkan MERS virüsüyle aynı gruptan olan virüs, ortaya çıktığında soğuk algınlığına benzer bir tabloya neden oluyor. Enfeksiyon belirtileri arasında solunum güçlükleri, ateş, öksürük, nefes darlığı bulunuyor. Daha ciddi vakalarda, enfeksiyona, ciddi akut solunum sendromuna, böbrek yetmezliğine ve hatta ölüme neden olabiliyor.

Koronavirüsü hayvanlardan mı geçer? 

Koronavirüsü zoonotiktir, yani hayvanlardan insanlara sıçrama yapan virüslerden. Bu virüs insanlara geçtiği zaman mutasyona uğrar ve insanlar arasında yayılabilir. Buna karşın bütün hayvanlara karşı tedirgin olmanız da gerekmez. Virüsün bulaşması için mezbaha gibi ortamlarda bulunmak gerekiyor. Bunun dışında çiğ ya da iyi pişmemiş etleri de tüketmemek gerekiyor.

Öksürüğüm varsa doktora gitmeli miyim?

Dünya Sağlık Örgütü, yakın zamanda koronavirüsten etkilenen bölgelerden seyahat ettiyseniz “içeride kalın ve grip olan diğer insanlarla temastan kaçının” diyor. Koronavirüs için bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi birinci öncelik. O yüzden virüse maruz kalmayan bölgelerde de, bağışıklık sistemini güçlendirecek önlemlerin alınması tavsiye ediliyor. Doktorunuza danışarak bünyenizi güçlendirecek önlemleri içeren tavsiyelerini alabilirsiniz.

Nerelerde görüldü?

Koronavirüs şu zamana kadar Çin dahil toplam 27 ülkede görüldü. Virüs Çin’in doğu bölgelerinin yanı sıra Japonya, Tayland, Güney Kore, ABD, Singapur, Vietnam, Almanya, Fransa, İtalya, İran ve Tayvan’a da yayıldı.

Koronavirüs belirtileri nelerdir?

Kuru öksürük, ateş, halsizlik, boğaz ağrısı, burun akıntısı, vücut ağrıları, zatürre, solunum sıkıntısı, nefes darlığı, ishal, bulantı, kusma, iştahsızlık.

Yaşlılar risk altında mı?

Koronavirüs öncelikli olarak bağışıklık sistemi zayıf olanları tehdit ediyor. Astım, alerji rahatsızlıkları olanlarda, koah gibi sorunum sorunları yaşayanlarda, kanser ya da bağışıklığı baskılayan hastalıkları olanlarda tablo daha ağır seyrediyor. Bu virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin etkilenmesinin nedeni bu tür rahatsızlıklara sahip olmaları. Bağışıklığı zayıf yaşlılar da risk altında. İnsanlara geçen koronavirüsün büyük çoğunluğu hafif bir soğuk algınlığıyla atlatılabiliyor. Güncel rakamlara göre dünyada coronavirüs bulaşan kişi sayısı 76 bin iken; 2 bin 300 kişi bu virüsten hayatını kaybetti. 9 yaş altında hayatını kaybeden olmadığı da bir diğer bilgi.

Sosyal ortamlarda bulunmamalı mıyız?

Koronavirüsü çıktıktan sonra Çin’de bomboş sokaklar dikkat çekti. Günlük hayatı etkileyen virüsten korunmak için gripten korunmak için alınan önlemler gibi önlemler almak gerekiyor. Birinci sırada el hijyeni var. Eller mutlaka temiz tutulmalı, kalabalık ortamlardan çıktıktan sonra eller ele ve yüze sürülmeden yıkanmalı. Hasta olunduğunda, hapşırıldığında ya da öksürüldüğünde ele hapşırmamak ve öksürmemek gerekmektedir. Hapşırırken, öksürürken tek kullanımlık kağıt mendil tercih edilmelidir. Mendil bulunamıyorsa, kollardan biri ağız ve burun bölgesine götürülerek çıkacak damlacıkların havaya yayılması engellenebilir. Ayrıca bağışıklığı güçlendirecek şekilde beslenmek, taze sebze ve meyve tüketmek, bol sıvı almak, kalabalık ve kapalı alanlarda çok sık bulunmamak hastalıktan korunmak için alınacak önlemlerdendir. Kapı kollarına dokunulmamalı ve kapı kolları iyi dezenfekte edilmelidir.

Koronavirüs sirkeyle geçer mi?

Sanılanın aksine, koronavirüsün sirke sayesinde bulaşmaması gibi bir durum söz konusu değildir.

 

*Haberin hazırlanmasında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bilgilerinden faydalanıldı.