72’sinde Michelin Yıldızı Alan Şef Jay Fai: Yeteneğinizi Keşfedene Dek Durmayın

Hiç tüm felaketlerin üst üste geldiği ve artık yolun sonuna geldiğinizi hissettiğiniz bir dönem yaşadınız mı? Ya da kendinizi her şeye sıfırdan başlamak zorunda kaldığınız bir noktada buldunuz mu? İşte bu hikayenin kahramanı, zorluklar ve umutsuzlukla dolu bu çukura düştüğünde 40’lı yaşların başındaydı ancak önüne çıkan bu sarp patikalar Jay Fai’ye 72 yaşında dünya çapında bir şöhret ve tabii büyük bir prestij getirdi.

“Sel”den önce, “sel”den sonra…

1945 yılında Çin göçmeni bir ailede Supinya Junsuta ismiyle doğan Jay Fai, her kalabalık Asyalı ailede olduğu gibi yoksul bir çocukluk geçirmişti. Tüm aile bireylerinin canla başla çalıştığı bir ailede Jay Fai de çalışkandı. 12 yaşından itibaren Tayland’ın meşhur terzilik kültürünü öğrenmek ve bu alanda yetişmek isteyen Jay Fai, kıdemli bir terzinin yanına çırak olarak girdi. Burada kumaş kesmeyi, teyel sökmeyi ve en sonunda da dikiş dikmeyi öğrenen Jay Fai için artık yapılacak meslek belliydi: Genç kadın Bangkok’un turistik bölgelerinden birinde kendi terzi dükkanını açacaktı.

Jay Fai küçücük terzihanesinde yöresel Tayland giysileri dikiyor ve para kazanıyordu. Ancak ne yazık ki işler umduğu gibi gitmedi ve Jay Fai’nin “her şeyim” dediği terzihanesi, bir sel felaketinde yalnızca bir gecede kullanılamayacak hale geldi. Bu durumu büyük bir üzüntüyle karşılayan Jay Fai, o kadar yıkılmıştı ki günlerce evden çıkmadı ve kimseyle görüşmedi.

İşsiz günlerinde Bangkok’un işlek bölgelerinde sokak yemeği satan annesi ve kız kardeşlerine yardım eden Jay Fai, yemek yapma konusundaki özel yeteneğini keşfetmişti. Aynı yerde durmalarına rağmen Jay Fai’nin pişirdiği saatlerde tezgah adeta dolup taşarken, diğerleri pişirdiğinde tezgah neredeyse boşalıyordu. Jay Fai kararını vermişti: Kendine ait bir sokak tezgahı edinecek ve kimseye bağlı olmadan içinden gelen özgün tarifleri müşterilerine sunacaktı.

İkinci kez “kendi işinin patronu” olmak

Bangkok’un en tarihi bölgelerinden Rattanakosin’de bir sokak tezgahı açan ve burada Tayland’a özgü wok yemekleri sunan Jay Fai, çok geçmeden yine aynı bölgede bulunan küçük bir dükkana geçti. Derme çatma sayılabilecek yeni dükkanında, sokakla iç içe yemek pişiren Jay Fai 90’lı yıllarla birlikte ciddi bir müdavim kitlesine sahip olmuştu. Üstelik sadece yerel müdavimler değil, Tayland’a turistik amaçlarla gelen gurmeler de Jay Fai’nin yemeklerini öve öve bitiremiyorlardı.

6 masalı küçük dükkanında gastronomi harikaları yaratan bu minik kadın sadece yemekleriyle değil aynı zamanda sempatik tavırlarıyla da Bangkok’un aranan yüzlerinden biri oldu. Mekanına gelen müşterileriyle tek tek ilgilenen; kimi zaman şakalaşan ve ocak başında kendinden geçerek yemek yaparken gelenlerin bu gösteriyi izlemesine izin veren Jay Fai kendine has imajıyla da akıllarda kalıyordu. Ancak bu yoğun ama keyifli yıllar, 2018 yılındaki bir gelişmeyle geri dönülmez biçimde değişti.

Meğer hayat sokaktaymış

Tayland standartlarının oldukça üzerinde fiyatlarla hizmet veren ancak her daim tıka basa dolu olan bu restoranın biricik şefi Jay Fai, dünyanın en önemli restoran derecelendirme ödülü Michelin Yıldızı’na layık görüldü. Bu ödülle birlikte en yaşlı Michelinli şef unvanını alan Jay Fai, aynı zamanda sokak yemeği ile Michelin yıldızını bir araya getiren ilk isim oldu. Ancak bu fazlasıyla prestijli ödül, bu minik kadının omuzlarına büyük sorumluluklar yükledi. Çünkü Jay Fai’nin 6 masalı sokak yemekleri restoranı artık talebi karşılayamıyor ve adeta turist akınına uğruyordu.

Özellikle sürekli video ve fotoğraf çeken turistler yüzünden işini yapamadığından yakınan bu iddiasız şef, kendine has ikonik gözlükleri, siyah beresi ve mütevazı önlüğü ile tıpkı hikayesini daha önce yazdığımız ikonik isim Iris Apfel gibi bir bakışta tanınıyor. Dünyanın dört bir yanında hikayesini anlatan ve mütevazı dünyasının yerle bir olmasından şikayet eden Jay Fai her konuşmasının sonunda “Gerçek yeteneğinizi keşfetmek için asla geç değildir. Tek yeteneğiniz olduğunuzu düşündüğünüz bir şeyin ardından onlarca gizli beceri saklanıyor olabilir. Yaşamınızın son gününe kadar yapabileceklerinizi sorgulamaktan çekinmeyin” öğüdünü veriyor.