Renkli Olduğu Kadar Cesur da: Iris Apfel

O’nun ismini hiç duymamış olsanız bile, tek kare fotoğrafını gördüğünüz anda “Hah! Ben bu kadını biliyorum!” diyeceğiniz kesin. Elbette kocaman kemik çerçeveli gözlükleri, uçuk aksesuarları ve rengarenk giysileriyle moda ve tasarım dünyasına imzasını atan Iris Apfel’den bahsediyoruz.

98 yaşına bastığı bugünlerde yepyeni bir kariyere adım atan Apfel’in yeni mesleği ise tam da ruhuna yaraşır bir cesurlukta: Yıllarca emek verdiği tasarım sektörünün mutfağından çıkan Apfel, bugün her daim parlak spot ışıklarının altında bir popüler kültür ünlüsüne dönüşmüş durumda!

İşte dünyanın en yaşlı top modeli ve sosyal medya fenomeni Iris Apfel’in en az kendisi kadar renkli öyküsü:

Renkli olduğunuz kadar cesursunuz da! 

1921 yılında New York’un etnik bir renk cümbüşünü andıran bölgesi Queens’te dünyaya gelen Iris’in renkler, kumaşlar, desenler ve aksesuarlarla olan aşkı babasının işlettiği mütevazı butikte başladı. Yani kendi deyimiyle “zaten yeterince sıkıcı olan hayatı giysilerle renklendirme” fikri Iris’in aklına daha küçücük bir kız çocuğuyken düştü! Hal böyleyken Iris’in sanat ve tasarımla ilgili bir eğitim alması kaçınılmazdı ve genç kız New York Üniversitesi’nde Sanat Tarihi okumaya başladı. Ancak genç Iris için sanatla ilgili öğrenileceklerin bir sonu yoktu ve bu tutku onu 2. kez lisans eğitimi almaya itti. Wiscounsin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni bitirdiğinde ise Iris’in aklında tek bir şey vardı: Bir şekilde moda sektörüne adım atmak!

Gel zaman git zaman Iris Apfel, henüz küçücük bir kız çocuğuyken ruhuna işleyen moda tutkusunun peşinde ABD’nin en köklü moda mecmualarından Women’s Wear Daily’de çalışmaya başladı. Ancak elbette bir moda dergisinin editoryal ekibinde yer almak ve sadece moda hakkında konuşmak bir süre sonra Iris Apfel’i kesmemeye başladı. Onun istediği, kendi iç dünyasındaki renkleri kumaşlara, objelere ve hatta yaşam alanlarına aktarmak yani sıfırdan bir şeyler üretmekti. Nitekim Iris Apfel içindeki tasarım ateşine daha fazla karşı koyamadı ve iç mekan tasarımları yapabilmek için iç mimari dersleri almaya başladı. Iris, büyük bir aşkla seçtiği ilk kariyerinden yine kendi seçtiği ikinci kariyerine geçiş yaparken 25 yaşındaydı.

Tam da bu sırada Iris’in hayatına ilham katan yeni bir gelişme daha yaşandı. Iris Apfel’in tam 70 yıl boyunca büyük bir aşkla bağlı kalacağı Carl Apfel, olanca karizması ve yaratıcılığıyla Iris’in hayatına bomba gibi düştü! Ve bu muhteşem ikilinin yarattığı yaratıcı sinerji, Old World Weavers markasının doğuşuna sebep oldu. İç dekorasyonda kullanılacak kumaşlar tasarlayan ve üreten Apfel çifti elbette alışılmış tekstilci profilinden çok uzaktaydı. Çünkü bu renkli çift tüm gün masa başında çizim yapmak ya da tasarım kitaplarına gömülmek yerine dünyanın en egzotik köşelerine seyahat ederek tasarımları için ilham depoluyordu. 1948’den 1992 yılına kadar aktif olarak şirketinin başında olan Iris Apfel, 71 yaşındayken emekli olduğunu duyurdu. Ancak Iris Apfel usulü emeklilik, elbette bir sahil kasabasına yerleşip inzivaya çekilmek olamazdı!

“Kazara ikon” olmak

Emekli olana kadar Beyaz Saray da dahil birçok önemli mekanın iç tasarım işlerini üstlenen ve dünya üzerinde ayak basılmadık yer bırakmayan Iris Apfel, bu seyahatlerde en çok bit pazarlarını ve 2. el dükkanlarını gezdi. Hatta 60’lı yılların sonunda ilk kez Kapalıçarşı’yı ziyaret eden Apfel bu oryantalist çarşıya olan hayranlığında asla vazgeçmedi ve çarşıyı sayısız kez talan etti! Emeklilikten sonra da devam eden seyahatlerin Apfel’e kazandırdığı en önemli şeylerden biri ise dünyanın en özel giysi ve aksesuar koleksiyonuna sahip olmasıydı! Ünü kısa süre içinde tüm New York’a yayılan Iris Apfel’in koleksiyonu MET (Metropolitan Sanat Müzesi) bünyesinde açılan Rare Bird (Nadir Kuş) isimli sergilendiğinde Iris Apfel’in insanlara biraz olsun ilham vermekten başka bir kaygısı yoktu. Ancak Karl Lagerfeld, Giorgio Armani ve Carla Fendi gibi dünyaca ünlü moda tasarımcılarının da ziyaret ettiği bu sergi Iris Apfel’e 83 yaşında şöhreti getirdi! 

Bir anda tüm moda editörlerinin, sergi küratörlerinin ve tasarımcıların radarına giren bu “geçkin” moda ikonu için değişmeyen tek şey ise moda endüstrisinin dayatmalarını asla umursamaması oldu. Zaten Iris Apfel’in gerçek bir ikona dönüşmesinin ardında da yaşamı boyunca hiçbir moda akımını takip etmemesi ve yalnızca yaşam deneyimini yansıtan iddialı stiline sadık kalmasından başka bir şey yoktu.

Iris “mahalle baskısı”na karşı!

Dünyanın neresinde yaşarsanız yaşayın 40 – 45 yaşın üzerinde bir kadınsanız “Kıyafetin yaşına başına hiç uymamış” tarzında bir eleştiriyi en az bir defa duyarsınız. Siz daha ne olduğunu anlamadan maruz kaldığınız yargılayıcı bakışlar da bu tatsız durumun tuzu biberi olur. İşte hikayenin kahramanı Iris Apfel’in bir diğer süper gücü de yaşlanma olgusunun “kısıtlayıcı” algısına açtığı savaş. “Ne giyeceğime yaşım ya da medya değil yalnızca ben karar veririm” sözü ile tüm dünyadaki kadınlara ilham veren bu cesur kadın son icraatiyle de moda dünyasında hakim olan “yaş ayrımcılığı”na meydan okuyor.

Bu senenin başında dünyanın en önemli modellik ajanslarından IMG’nin teklifi ile 98 yaşındayken profesyonel modellik kariyerine adım atan Iris Apfel, kendini “diva” “ikon” ya da “öncü” gibi sıfatların arkasına gizlemeden dünyanın en yaşlı top modeli olmanın keyfini çıkarıyor! Bakalım hem görüntüsü hem de yaratıcı ruhu ile merhum söz yazarı Aysel Gürel’i anımsatan bu rengarenk kadının bir dahaki sürprizi ne olacak?