Tolstoy’un Bisikleti

Bisiklet uzmanların her yaş önerdiği bir keyif, sağlık ve spor aracı. Ancak bununla sınırlı değil, Tolstoy’un geç dönem hobisi, Einstein’in dengede kalmak için yol arkadaşı…

2012’de bisiklet yazı ve çizimlerinden oluşan bir kitabım yayınlandı. Bi Tur Versene adındaki kitabın içindeki bir çizim kısa süre sonra -iradem dışında- sosyal medyada dolaşıma girdi. O kadar çok yerde paylaşıldı ki bisikletle ilgimi bilen bir arkadaşım “sen seversin bunu” diye bana da yolladı. 

Saçı sakalı ağarmış bir amca bisikletin selesine oturmuş pedal çeviriyordu. Çizimin altında şöyle bir cümle vardı: “Tolstoy, bisiklet sürmeyi öğrendiğinde tam 67 yaşındaydı. Bugün ‘Tolstoy’un Bisikleti’ diye bir kavram var. Ve ‘hiçbir şey için geç değildir’ anlamına geliyor.”

Başka dillerde “yaş yetmiş iş bitmiş” diye anlamsız bir cümle var mı bilmiyorum. Eğer Rusça’da varsa, büyük yazarın onu “yaş yetmiş vakti gelmiş” diye düzelttiği kesin…

**

Bisiklet “geç” bir icattır. Alman baron Von Drais’in yaklaşık 200 sene evvel yaptığı Koşu Makinesi/Drazyen bisikletin atası sayılıyor. 

Koşu Makinesi, Fred Çakmaktaş’ın arabası gibi ayaklarla götürülüyordu. Bisikleti bisiklet yapan pedal ve zincir gibi detaylar başka mucitler tarafından yarım asır sonra eklendi. 

Aşağı yukarı beş bin yıl evvel bulunduğu söylenen tekerleğin, önlü- arkalı dengede duracağı fikrinin hayata geçmesi zihinsel bir devrim ile mümkün olabilmiştir.

İnsanlığın zihinsel devriminde önemli bir eşikte duran Albert Einstein durumu şöyle açıklar: “Hayat bisiklet sürmeye benzer, dengede kalmak için devamlı ileri gitmeniz gerekir.”

Büyük bilim adamı hayatı boyunca bu metafora sadık kaldı. Hep bisiklete bindi hep ileri gitti. Onu da Tolstoy gibi saçlarını aklar kapladığında bisiklet üstünde keyifle pedal çevirirken görürüz. 

**

Türkçe “yaş yetmiş…” diye başlayan yanlış özdeyişlerden ibaret değil şüphesiz. 

“Hareket Berekettir” diye Einstein’a selam gönderen bir söz var örneğin.

Güzel bir tesadüf. Bu yazıyı okuduğunuz sitenin açılış tarihi ile Avrupa Hareketlilik Haftası aynı zaman dilimine denk geldi.

16-22 Eylül arasında Avrupa’nın 2751 şehrinde hareketliliğin faydalarını anlatan etkinlikler düzenlenecek. Bu yılın sloganı ise: “Walk with us/ Bizimle yürü” 

http://www.mobilityweek.eu/

Hareketlilik Haftası’nın iki gözde unsuru var: Yürümek ve bisiklete binmek. 

Yürümenin sonsuz faydaları herkesin malumu. Ben biraz daha bisiklet anlatmak isterim.

**

Bisiklet, uzmanların her yaş için önerdiği bir keyif, sağlık ve spor aracıdır. Az güç harcayarak çok sonuç elde edebileceğiniz verimli bir makinedir. 

Atletizm, futbol, basketbol vb ile kıyaslandığında özellikle kalp ve eklem sağlığı açısından “yumuşak” kabul edilen bir spordur.

Profesyonel dünyada bile, atletizm kariyeri sakatlanmayla biten, doktor tavsiyesiyle bisiklete başlayan Kanadalı Michael Woods gibi çok sayıda sporcu vardır.

Aslında iyi örnek için Kanada’ya kadar gitmeye gerek yok. Muğla’ya uzanmak yeterli.

Bisiklet Cumhuriyeti olarak tanımlanan ve nüfusunun %80’i 50 yaşın üstünde olan Muğla’nın Ula ilçesinde hemen herkes ulaşımını iki tekerle sağlar. Ben tanıştığımda 84 yaşında olan Ali Gökçe de onlardan biridir.

Doğrudan şahit oldum: Ali Amca’nın dizleri yürümesine izin vermiyordu. Beş-on adım attıktan sonra devam edemiyordu. Ama bisikletin selesine oturduktan sonra ilçenin 5 km dışında bulunan kovanlarına gidip gelebiliyordu.

Daha yakından görmek isterseniz aşağıdaki linke tıklamak yeterli.

**

Doğru bir bisiklet ve vites seçimi sayesinde sadece eklemler değil, nabız değerleri de istenen aralıkta tutulabilir. Son yıllarda çok geliştirilen elektrikli bisikletler sayesinde bu denge daha da iyi sağlanabilmektedir. 

2018 yılında Almanya’da 1 milyon civarında elektrikli bisiklet satışı gerçekleşti. Bu alıcıların önemli bir bölümünü belli bir yaş grubunun üstündekiler oluşturuyordu.

(Elektrikli bisiklet deyince bu parantezi açmamız gerekiyor. Çünkü ülkemizde elektrikli bisiklet yanlış biliniyor. 

Yanlış bilinmesinin nedeni, son 10 yılda mevzuat boşluğundan faydalanan bazı ithalatçıların, elektrikli motosikletleri, elektrikli bisiklet diye piyasaya sürmesinden kaynaklanıyor. Bu yanlış algı kısmen telafi edilse de, büyük ölçüde devam ediyor. 

Elektrikli bisiklet, siz bir düğmeye basınca harekete geçen bir nesne değildir.

Gerçek bir elektrikli bisiklet siz pedal çevirdiğinizde destek veren bir sistemle çalışır. Pedal çevirmediğinizde sistem çalışmaz. Dolayısıyla bindiğiniz yine bir bisiklettir. Hızınız 25 km/h’in üstüne çıktığında motor da devreden çıkar. 

Özellikle yokuşlarda kalbinizi ve eklemlerinizi korur. Vücudun her yaşta ihtiyacı olan hareket ve bereketin dengeli kombinasyonunu sunar.)

Yanlış anlaşılmasın belli bir yaşın üstündeyseniz illa da e-bisiklet kullanmak zorunda değilsiniz. Bu yazıyı yazan kişi normal bisiklete bindiği gibi e-bisiklet de kullanıyor. Geçtiğimiz hafta e- bisikletle Trabzon’daki Sümela Manastırı’na çıktı mesela. İzlenimlerini bisiklet dergisi Cyclist Türkiye’nin Ekim sayısı için kaleme aldı.

**

Ama klasik bisiklet için özel bir örnek isterseniz size Robert Marchand’i önereceğim. 1911 doğumlu efsane 2 yıl önce 105 yaşındayken pistte 1 saat bisiklete binmiş, 22.547 m yol yapmıştı. 

Merak eden aşağıdaki linke tıklayabilir.

Robert Marchand, geçen iki yıl zarfında yine piste çıktı yine pedal çevirdi. 

Sürüşü izlemeye gelen kitleye son derece berrak bir konuşma yaptı: “Yaşınız ne kadar ilerlerse ilerlesin sakın koy vermeyin. Asla durmayın. Kaslarınızı tembelliğe alıştırmayın” diye bir dizi nasihatte bulundu.

**

Yazıyı yalnızca erkeklerden örnekler vererek bitirecek değiliz. 

Kadınlarla ilgili çok örnek var ama biz finali Mavis Paterson’un olağanüstü macerasıyla bitirelim. 

81 yaşındaki Mavis, bu yılın Haziran ayında Britanya’nın en güney ucundan, en kuzeyine giden 960 millik (1540 km) Land’s End to John O’Groats rotasını, bisikletiyle 3 haftada kat etmeyi başardı. Bu rekoru kırarken de kanser araştırmalarına katkıda bulunmak için 60.000 Pound yardım parası topladı. Yaşadığı dramlara rağmen hayata tutunabilmiş özel bir insandan söz ediyoruz. Dört yıl içinde üç çocuğunun kaybetmenin acısını yaşamış birinden. Acıyı bal eylemeyi bilen bir insandan…

Mavis Paterson’ın macerasını aşağıdaki linklerden görmeniz mümkün.

https://www.bbc.com/news/uk-scotland-highlands-islands-48730994

**

Ömrünüzden hareket ve bereket eksik olmasın.

 

*Çiziyor, yazıyor, bisiklet üstünde çocukluğunu arıyor.